**Yevmiyeci Siyasetten Mühendislik Aklına:

 

**Yevmiyeci Siyasetten Mühendislik Aklına:

Siyaset Neden Günü Kurtarmayı Bırakmalı?**

Söyleşi: ChatGPT

Aralık 25.2025 16:51

Kapadokya/ Türkiye 

İbrahim selvi tarafından 



Soru:

Bugün siyaseti “yevmiyeci” olarak tanımlıyorsunuz. Ne demek bu? Bir sınıf eleştirisi mi yapıyorsunuz?

Cevap:

Hayır, bu bir sınıf eleştirisi değil; zihniyet eleştirisi. Yevmiyeci siyaset; emeğiyle geçinen insanları değil, günü kurtarma refleksiyle çalışan bir akıl biçimini ifade ediyor. Bu siyaset modeli kısa vadeli çıkarla hareket eder, risk almaz, sistem kurmaz. Bugünü idare eder ama yarını inşa edemez. Sorun, işçinin siyasette olması değil; amele zihniyetinin siyaseti yönetmesidir.

Soru:

Bu zihniyetin bugün neredeyse tüm dünyaya hâkim olduğunu söylüyorsunuz. Bu nasıl oldu?

Cevap:

Çünkü siyaset, uzun süredir defansif bir pozisyona sıkışmış durumda. Kaybetme korkusu, iktidarı koruma refleksi ve statükoya bağımlılık; siyaseti cesaretsizleştirdi. Defans siyaseti, vizyon üretmez; sadece tehditlere tepki verir. Bu da yevmiyeci aklı besler. Dünya teknoloji üretiyor ama insanlık, hukuk, adalet ve etik üretmekte zorlanıyor. Bunun nedeni tam olarak bu savunma psikolojisidir.

Soru:

Peki akademik düşünce neden siyasetin merkezinde değil?

Cevap:

Çünkü akademik düşünce rahatsız edicidir.

Veri ister, ölçüm ister, neden–sonuç ilişkisi kurar, hata payını kabul eder. Oysa yevmiyeci siyaset; kesinlik satar, slogan üretir, eleştiriyi tehdit olarak görür. Akademik akıl “neden böyle?” diye sorar. Popülist siyaset ise “böyle olmak zorunda” der. Bu yüzden akademi ya susturulur ya da vitrine konur ama karar masasına oturtulmaz.

Soru:

Siyasette sıkça “halktan kopukluk” eleştirisi yapılır. Akademik ve mühendislik temelli siyaset bu riski taşımaz mı?

Cevap:

Tam tersine. Halktan kopuk olan şey bilgi değil, bilgisizliktir. Mühendislik mantığı; toplumu küçümsemez, aksine toplumu sistemin aktif parçası olarak görür. Yurttaşı müşteri değil, paydaş kabul eder. Halkın anlamayacağı varsayımı üzerine kurulan siyaset, aslında kendi yetersizliğini gizler.

Soru:

“Mühendislik mantığıyla siyaset” derken tam olarak neyi kastediyorsunuz?

Cevap:

Şunu kastediyorum:

– Politikaların ölçülebilir olması

– Yan etkilerinin hesaplanması

– Uzun vadeli sonuçlarının modellenmesi

– Kişilere değil sistemlere dayanması

Mühendislik mantığı şunu söyler:

“Kişiler değişir, sistem doğruysa sonuç değişmez.”

Bugün siyaset hâlâ liderlere, karizmaya ve duygusal dalgalara bağlı yürüyor. Bu, modern dünyada sürdürülebilir değil.

Soru:

Bu dönüşüm nasıl mümkün olabilir? Nereden başlanmalı?

Cevap:

Bu dönüşüm iyi niyetle değil, yapısal zorunluluklarla olur.

Birincisi, siyasetin dili değişmeli.

Yüksek ses değil, yüksek akıl talep edilmeli.

İkincisi, yurttaşlık bilinci teknikleşmeli.

Bütçe okuyan, politika maliyetini anlayan, uzun vadeli etkileri sorgulayan bir toplum olmadan bu dönüşüm olmaz.

Üçüncüsü, lider merkezli siyaset terk edilmeli.

Kurtarıcı figürler, mühendislik aklının düşmanıdır.

Soru:

Son olarak, bu tartışmanın merkezinde sizce ne var?

Cevap:

Merkezde şu gerçek var:

Sorun sağ–sol, iktidar–muhalefet ya da ideoloji meselesi değil.

Sorun akıl rejimi meselesi.

Eğer siyaset hâlâ yevmiyeyle çalışıyorsa,

günü kurtarıyorsa,

korkuyla karar alıyorsa

dünya daha çok teknoloji üretir ama daha az medeniyet üretir.

Akademik düşünce lüks değildir.

Simetrik hassasiyet elitizm değildir.

Mühendislik mantığı ise bir tercih değil, zorunluluktur.

İbrahim selvi 

kapadokyapost@gmail.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sultan Abdülhamid ( Kızıl Sultan )

Bir nefes içinde gizlenen hayat

ZEVK SAHİBİ OLMADAN YURT SAHİBİ OLUNAMAZ