Yargı Terörü - Judicial Terror

 

Yargı Terörü - Judicial Terror

Kasım 07.2025

Türkiye 

İbrahim selvi tarafından


Yargı Terörü olur mu,  ya da yargı Terörü nedir? 

Yargı Terörü olur ve yargı özellikle ikinci ve üçüncü dünya ülkelerinde hatta ‘ sözde demokratik’ ülkelerde yargının dönem dönem siyasal rejim temsilcisi  'despotlara' itaat etmek durumunda kaldığı olmaktadır.

Siyasi despotlar yargıyı etkileri altına alarak  ‘savunmayi da  devre dışı bırakıp‘ ya da bu yönlü gayri hukukî yargılamalar da bulunarak bazı çevreleri, siyasi politik, aydın  insan kaynağını  tirpanlamis  işi daha da ileriye taşıyarak politik insan kaynağının katline karar vermiştir, vermektedir. 

Bu yönlü yargı eylemlerini yargı Terörü olarak tanımlayabiliriz. 

Hukuksuz yapılan yargılama ‘mahkeme’  sözde  Adalet,  yargı eliyle de olsa bu hukuksuzluk yargı Terördür.



Yargı aracılığıyla topluma, halka korku salmak, yıldırmak, halkı sindirmek ve halkın toplumun tepkisel reflekslerini kısırlaştırmak;

toplumu zihinsel, fikri, düşünsel  kapalı olmaya mahkum  etmek yargı Terörünün önlenemez sonuclarindandir.


Diğer yanda  özellikle ' Ortadoğu'da '  yargı Terörü eylemi, yeryüzünde bir millete yapılabilecek en büyük özgür irade katliamı ve  fikri  soykırımdir. 


Neden derseniz?

Cesaretini yitiren insan, toplum her şeyini yitirmiş ve sahiplenme aidiyet duygusundan da yoksun bırakılmış demektir ki, 'göç, mülteci' 


Yaşayan toplum savaşan , mücadele eden, muhalefet eden ve bunun neticesinde alınan karara varılan kararda iteat eden toplumdur.

The war between North and South


Hiç muhalefet edilmeyen, savaşmadan, mücadele edilmeden fikirlerin bombardımanına tutulmayan politik yaşamın yaptırımları ketum, kısa vadeli ve mali, siyasi rant sağlamak gibi çıkar kaygısı barındırır.



Diğerinde ise  denge söz konusudur, uzak görüşlülük, kalıcılık, verimlilik ve sürdürülebilirlik yanı daha güçlü ve bu yönlü yararlılık sağlanacaktır.


Hakim keyfi davranarak bir yurttası hapse atabilir;

Yurttaşın kısa vadeli hapste yatması büyük bir haksızlık, hukuksuzluk olaçaktır

ancak, 

daha  büyük kayıp ilgili  yargı insanının  kendisine keyfiyet alanı açması ve bu alanı ilerleyen süreçte genişletecek olmasıdır bu durum hukuk alanında  daha büyük kaygı verici bir gelişmedir.


Bundandır ki;

Yargı sisteminizde savunmanin yeri ve önemi çok önemlidir.

Yargı, hukuk, yasa sahilde kumsala  yazılan yazı gibidir, her dönem ve her an değişebilir.


Ancak, savunma ve savunma erkinin durumu lahit üzerine  kazınmış   ahit gibidir değişmez, değiştirilemez ve karşı durulamazdır.


Savunmasını yitiren toplumun hiçbir şeyi yoktur, sahiplenme ve aidiyet duyusunu yitirmiş ölü toplum demektir.


Yasaları, yargılama usul ve esaslarını, kanunları değiştirebilirsiniz ancak, her dönem ve her iklimde insanların vicdanlarını ve sağduyusunu savunma/sahiplenme içgüdüsünü  değiştiremezsiniz.


İnsanlar ölür, toplumlar değişir ancak, vicdan 'kalem'  ölümsüzdür ve herşeyi eskitirken kalem her dönem ve çağda tazeliğini korur.


İbrahim selvi 

kapadokyapost@gmail.com 

anatoliaibrahim.blogspot.com

kapadokyapost



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sultan Abdülhamid ( Kızıl Sultan )

Bir nefes içinde gizlenen hayat

ZEVK SAHİBİ OLMADAN YURT SAHİBİ OLUNAMAZ