Mali ve finansal kaynakların önemi

 


Mali ve finansal kaynakların önemi

Kapadokya/Türkiye

Ağustos 22.2025

İbrahim selvi 


Mali  finansal varlıklar  devletler ve kurumsal şirketler de insanın akıl, bilgi, tecrübe birikim ve donanımına sahip olması eşdeğerindedir.


İnsan ne kadar bilgi ,  tecrübe ve mesleki birikim  (liyakat) donanımına sahip olursa aklı ve buna bağlı geliştireceği eylemleri  o denli güçlü kararlı ve görüşleri isabetli, vazgeçilmez  ve geri döndürülemez olur.


Diğer yanda bir devlet ya da  kurumsal şirketler ne denli, ne ölçüde mali finansal kaynaklara sahip olursa  bu ölçüde güçlü Pazar payına hakim, varlığı sürdürülebilir ve uzak vadeli planlama ve projeler geliştirmeye açık olacaktır.



Aksi durumda,

aklı kıt  kuralsız insan,  uzak goruşsüz toplum örneginde olacağı gibi günü kurtaracak  güncel problemi giderecek eylem, iş, proje yapmak  şimdilik idare edelim yönlü;


 yüzeysel  ihtiyaçları gidermeye yönelik bir ay sonrasının taleplerini karşılayamayacak sığ planlama yapmak durumunda kalır/ kalırsınız ya da daha ötesini düşünmekten yoksun olursunuz.

Partizan devlet mi kurumsal otorite mi?

Yerelde ve ulusal da partizanlık kurumsalliktan çok uzak kalmakta bu durum demokratik ilkellik göstergesi değil mi?

Bir toplumda entelektüel kültür gelistirilmeden ne demokrasi ne hukuk ne de sanat ya da kültür ve veya çağdaş yaşamadan söz edilemez.

Bir toplumda medeniyet çağdaşlık kaidesi olusturulmadan yapılan herşey Kayhan zemine inşa edilen yapı gibidir.

Bu duruma örnek yüzyıl deprem bölgesine olası depremlere  karsı mukavemetsiz yapılar inşa etmemiz en güzel örnek teşkil etmektedir.


Bu duruma bir örnek: 
Kent planlamamız, kentlerimizde yeni  imara açtığımız alanları  güncel talepleri karşılamak ya da kendi  şehir, mahalle bilincimiz ile yapıyor  olmamız.

İşin, konunun uzmanı kent  planlamacisina baş  vuruyoruz ancak, kendi istediğimizi yaptırıyor ( planlı gecekondu )  carpık kentleşme ortaya çıkıyor

( Atatürk Ankara'yı  1932 yılında Alman Hoca'ya  planlatirken o zamanın Bayındır İskan Bakan'ı hop oturur hop kalkar plana mudahale edermiş. Alman hoca Hermann Jansen bu durumdan çok yakınmış  (Turkiş)

Bir Anekdot:

Almanya'da bir Alman karşısındaki Türk'e “ Sevgili Türk biliyor musun dünyada kaç çeşit millet vardır  "  Türk,  bilmiyorum dedikten sonra kendisi yanıtlıyor “ Bak Türk dünyada üç tür millet vardır Batı halkları, Arap ve bir de Türk vardır. 

Batılıları ve Arapları biliyoruz ancak bunların arasındaki  Türk,  çok dikkat çekici.

Türk, herkesin namusuna uzanır bunu kendisine has  görür kadın, kız flört eder ama sen onun karısına, kızına baksan bıçak, tabanca ne bulursa hemen seni orada öldürür, öldürmek ister " demiş.

Böyleyken  yine gelecek nesillerin ve geleceğin taleplerini karşılamak için planlama yapmak gerekirken güncel  kısa vadeli rant beklentimiz herşeyin önüne geçmekte.


Neden?

 Siyasi politik insan kaynağımız yerel ya da ulusal düzeyde siyaset yapan yöneticiler biyografi ya da otobiyografi yazamaz durumda kalıyorlar.

Çünkü yazacak birşey yok,  (Ayak oyunları, küçük siyasi entrikalar ve koltuğu kaptırmamak gibi polemik) ileriye aktaracak, örnek teşkil edecek politikalardan uzak kaldığınız için.



Şuna da değinmek durumundayız;

Cesaret;

Otoriter, Totoliter  siyasi iklimler toplumun cesaretini ve buna bağlı her şeyini kısıtlar hatta kısırlaştırır.

İnsan, toplum kendisi olmaktan uzak istenileni olmak yarışına girer ve bu yarışta ilk olur, ilk olmak isteyecektir.

Otoriter siyasi iklimin baş gösterdiği toplumlara  dünyanın finansal  kaynaklarını  oraya aktarsaniz;


Bu varlıklar çok kısa bir sürede geldikleri iklime, coğrafyaya  çok hizlı bir ivmeyle geriye döndüğüne tanık olursunuz, çünkü orada mali kaynaklar kendisine sürdürülebilir yaşam alanı kazanamaz (Enflasyon, mali disiplinsizlik) kaynakları eritir.


Çözüm :

Her alanda savaşmaya, eleştirel politikalar geliştirmeye açık olmak ve bu süreçte geliştirilen kurallara/politikalara sıkı sıkıya bağlı kalmak.


Kuralcılık,

kurumsalliktır kurumsallık patron ya da karar vericiye karşı savaşabilmek  onun vazgeçilmezlik duyusuna kendisini/karşı tarafın teslim olmasına izin vermemektir gibi.... Yani demokrasi;

Demokrasi sadece siyasi tanimda kullanılan kavram değildir.

Fikri demokrasi, mali finansal  demokrasi, kentsel , kültürel gelişim ve pek çok alanda demokrasi yani kuralcilik ve kurumsallık.


Demokrasi demişken!

Günümüzde üst meclisi olmayan (Senato üst meclis) tek meclisli yönetimleri  ( ulusal  da  ya da yerel de)  demokrasi, milli irade meclisi olarak  ifade edemeyiz tek meclisli yönetimleri  ilkel demokrasiler olarak ( parti meclisi ) ifade edersek doğru tanımlamış oluruz.


Geçmişin demokrasi tanımıyla günümüz/güncel toplumunun taleplerini karsilamamız arz etmemiz olası değildir.


Bu durum,

 kavgalı demokrasiye ve siyasi  iç barışını saglayamayan  ulus olmamıza kapı aralar ki, bu da her alanda istikrarsızlığın itici gücüdür.

kapadokyapost@gmail.com 

anatoliaibrahim.blogspot.com


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ressam Gökhan Gülkan ile röportaj

Keçi çobanına kurumsal (Tüzel) kimlik kazandirmak

TURKİYE İÇ BARIŞINI SAGLAMADAN DİGER HİCBİR ALANDA GELİŞME GÖSTEREMEZ